Bedensel Zararlarda Sorumluluk

2020-07-16T14:28:10+00:00 16 Temmuz 2020|

Hukukta sorumluluk; zararın bulunması halinde ve verilen zarar ölçüsünde söz konusu olmaktadır. Yani bir sorumluluktan bahsedebilmek için ister akdi ister akit dışı olsun bir zararın mevcut olması gerekmektedir.

Bu makalede uygulamada sıkça karşılaşılan akdi veya akit dışı nedenlerle bedensel zararlarda sorumluluk üzerinde durulacaktır.

1-Hekimin Hukuksal Sorumluluğu:

Ø  Tam Hastaneye Kabul Sözleşmesi:  Hastane ile hasta arasında kurulan sözleşmedir. Burada sözleşmenin tarafları hasta ile hastanedir.  Kişi hastaneye gidip “benim şu, şu rahatsızlığım var, beni iyileştirin” derse, yani hasta doktoru seçmeyip, kendisi ile ilgili yapılacak teşhis ve tedaviyi hastaneye bırakıyorsa bu durumdaki sorumluluk tamamen hastanenindir. Hastane, burada tedavinin gerektirdiği her türlü hizmeti sunmakla yükümlüdür. Dolayısıyla sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin tümü hastane üzerindedir. Burada hasta da aldığı hizmetler karşılığında hastaneye bir ücret ödemekle yükümlüdür.

Ø  Hekimlik Sözleşmesi İlaveli Hastaneye Kabul Sözleşmesi: Hasta, hastane ile yapmış olduğu tam hastaneye kabul sözleşmesine ek olarak hekimle de ayrı bir tedavi sözleşmesi yapması halinde söz konusu olur. Hasta, hastanede çalışan bir doktoru seçip tedavisini ona gördürüyorsa bu durumda hekim ve hastanenin müteselsil sorumluluğu vardır. Yani burada hastane, adam çalıştıranın sorumluluğu dolayısıyla kusursuz sorumludur. Çünkü hekim burada hastanenin çalışanı konumundadır.

Ø  Bölümsüz Hastaneye Kabul Sözleşmesi: Hastane sadece hastane bakımını sağlamakla yükümlü olup teşhis ve tedaviye ilişkin sözleşme hasta ile hekim arasında kurulur. Yani hasta, özel olarak bir hekime gidip tedavi olur ve hekim de bu kişinin ameliyatını üstlenir ancak bu ameliyatı kendi muayenehanesinde değil de bir hastanede yaparsa bu durumda hastane ve hekimin ayrı ayrı sorumluluğuna gidilir. Dolayısıyla burada hekim, koymuş olduğu tanı ve uygulamış olduğu tedavi, ameliyat nedeniyle vermiş olduğu zarardan; hastane ise sadece bakımdan, kendi tahsis etmiş olduğu ameliyat ekibi ve ekipmanlarından ve onların vermiş olduğu zarardan sorumludur. Burada teşhis yönünden hastanenin bir sorumluluğu bulunmaz.

2-Taşıma Sözleşmeleri:

Demir, hava, kara ve deniz yoluyla yapacağımız yolculukta alınan her bilet taşıma sözleşmesidir. Bu sözleşmeyle taşıyıcı, yolcuları rahat bir yolculukla ve sağlıklı olarak gidecekleri yere ulaştırmakla yükümlüdür. Yolcu, gideceği yere sağ salim ulaşmadıysa sözleşme ihlal edilmiş demektir. Burada taşıyıcının %1 bile olsa kusuru var ise, tüm zarardan sorumludur.

Taşıma sözleşmesini, bilet kesen firma yaptığından aracın sahibi veya şoför kusurlu olmasa bile firma zarardan sorumludur.  Yani sadece yolcu bileti satan firmalar da buradaki zarar görene karşı kusuru bulunmasa bile sorumlu olmaktadır.

Kanun, yolcunun herhangi bir sebeple bedeni zarara uğraması halinde taşıyıcıyı sorumlu tutmaktadır. Taşıyıcı, yolcuların uğradığı tüm bedensel zararlardan sorumludur ancak, burada özen yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen, kaçınamayacakları ve sonuçlarını önleyemeyecekleri bir sebeple zararın gerçekleştiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Araç işleten, sadece şoförün kusuru nispetinde sorumludur.

3-Hizmet Akdi:

A-)Özel Sektör: İşveren, işçinin sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Dolayısıyla işverenin işyeri sayılan her yerde işçiyi korumakla yükümlü olduğunu söylemek mümkündür. İşyerinde meydana gelen iş kazalarından işveren sorumlu olmaktadır. İşveren, iş kazasından kusuru nispetinde sorumludur. Dolayısıyla işveren sorumluluktan kurtulmak için her türlü gereken özeni yerine getirmiş olması ve işçinin uğradığı zarar ile işyeri faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını ispat etmiş olması gerekmektedir.

B-)Kamu Sektörü: Devlet Memuru Kanunu çerçevesinde devlet, çalıştırmış olduğu memurların sağlığı ve güvenliğini en üst seviyede tutarak çalıştırmakla yükümlüdür. Bu çerçevede hem sağlık güvencesi vermek hem de herhangi bir şekilde çalışan memurun zarara uğraması halinde bu zararı anayasa çerçevesinde karşılamak zorundadır.

Devlet aynı zamanda, devlet hizmetlerinin yürütülmesi sırasında 3.kişilere verilen zararlardan da kusursuz sorumluluk neticesinde sorumludur.

4-Adam Çalıştıranın Sorumluluğu:

Burada sorumluluğun gündeme gelmesi için çalıştıranın emri altında kendisine bağlı olarak çalışanın bulunması ve bu çalışanın işi yaparken başka birisine zarar vermiş olması gerekir.

İşveren, çalışanın 3.kişiye verdiği zarardan dolayı, kendisinin veya çalışanın bir kusuru olmasa bile sorumludur. Dolayısıyla adam çalıştıran kusursuz sorumludur. Ancak işveren, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gereken tüm özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Çalışanın kusuru var ise işveren kusur nispetinde rücu hakkına sahiptir. Yani zarar çalışanın bizzat sorumlu olduğu oranda rücu edilebilir. Devletin de aynı şekilde, adam çalıştıranın sorumluğu neticesinde sorumluluğu vardır. Hatta vatandaş görmüş olduğu zarardan dolayı direkt devlet memuruna dava açamaz, davayı devlete karşı açmak zorundadır. Devlet çalışanın kusuru nispetinde rücu hakkına sahiptir.

5-Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu:

Kişi, himayesi altındaki hayvanın 3.kişiye vermiş olduğu zarardan kusursuz olarak sorumludur. Sadece hayvanın sahibine değil malik olmayıp onu elinde bulunduran hayvanın bakımını ve yönetimini elinde bulunduran kişi de bu sorumluluk kapsamına dahildir. Hayvan bulunduran zarar görenin zararını gidermekle yükümlüdür. Zarar görenin kusuru var ise bu oranda bir indirim uygulanabilir. Onun dışında hayvan bulunduran sadece tüm önlemleri aldığını, zararın doğmasını engellemek için gereken özeni gösterdiğini ispat edebilirse sorumluluktan kurtulabilir.

Yabani hayvanların durumu biraz farklıdır. Eğer yabani bir hayvan tarafından otoyolda bir kişiye zarar verildi ise, bu durumda Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğu vardır. Ancak ormanlık bir alanda verilen zarardan kimse sorumlu tutulamaz.

6-Araç işletenin Sorumluluğu

Karayolunda işletilen motorlu araç, işletilmesi sebebiyle bir kişinin vücut bütünlüğüne zarar verirse işleten bu zararı gidermekle yükümlüdür. Burada işletenin hiçbir kusuru olmasa bile aracın işletilmesinin sebep olduğu zarardan sorumludur. Yasaya göre işletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru olmadığını ve araçtaki bir bozukluğun zarara sebebiyet vermediğini ispatlamalıdır. Ayrıca bununla birlikte zararın bir mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat etmelidir. Görüldüğü üzere araç işletenin zarar karşısındaki sorumluluktan kurtuluşu oldukça sıkı şartlar tabiidir.

Gelişim Kusuru: Sosyal olarak çalıştırılmakta olan bir işletmede veya herhangi bir topluma yönelik çalışan bir işletmede teknolojinin takip edilmemesinden kaynaklı meydana gelen zararın da tazmin edilmesi gereklidir. Yani, çok eski bir makinenin kullanılması (daha az zarar verebilecek veya zararı tamamen ortadan kaldıracak yeni teknolojik hayata uygun, yeni model makine yerine hala eski model bir makinenin kullanılması durumunda kusurdan bahsedilebilecektir.)

7-Sigorta Akdi:

Ø  Meblağ Sigortası: Rizikonun gerçekleştiği zaman bu meblağ ödenir. Somut zarar ne olursa olsun sigorta sözleşmesinde belirlenen tutar ilgili kişiye ödenir. Burada rizikonun bir zarara neden olması aranmaz. Örneğin, Koltuk Sigortaları, Hayat Sigortaları, Kaza Sigortaları bu kapsamdadır.

Ø  Zarar Sigortaları: Sigorta şirketinin ödediği tutar zarar ile sınırlıdır. Bu sebeple zararın ispat edilmesi gerekmektedir. Örneğin, Trafik Sigortaları, Zorunlu Sağlık Sigortaları, Mesleki Sağlık Sigortaları, Deprem Sigortaları bu kapsamdadır.

 
Merhaba hoşgeldiniz, Avukatımız size uygun olduğunda yardımcı olacak. Lütfen bize adınızı soyadınızı yazın ve kısaca sorununuzdan bahsedin.
Powered by