Yargılama Şartları Nelerdir? İpuçları ve Örnekler

Yargılama şartları, bir davanın yargı mercileri tarafından incelenebilmesi ve esasa girilebilmesi için gereken koşullardır. Yargılama şartları sağlanmadığı takdirde dava, esastan incelenemez ve mahkeme tarafından reddedilebilir. Aşağıda, yargılama şartları ve bu şartlara ilişkin ipuçları maddeler halinde açıklanmaktadır.

1. Taraf Ehliyeti

  • Tarafların Hukuki Ehliyeti: Yargılama şartlarından ilki, davanın taraflarının davada yer alabilme ehliyetine sahip olmalarıdır. Gerçek kişiler açısından hukuki ehliyet, reşit olma ve ayırt etme gücüne sahip olma şartlarını gerektirir. Tüzel kişiler ise kuruluş belgelerinde yer alan yetkili temsilcileri aracılığıyla davada taraf olabilirler.Örnek: 17 yaşında bir kişi, mal varlığına ilişkin bir dava açmak isterse, velisinin veya vasinin izni olmadan bu davayı açamaz. Bu durumda taraf ehliyeti eksik olduğu için dava reddedilecektir.

2. Dava Ehliyeti

  • Dava Açma Yetkisi: Dava açma ehliyeti, kişinin kendi adına ya da temsilci olarak başkasının adına dava açabilme yetkisine sahip olmasını gerektirir. Dava ehliyeti, ayırt etme gücüne sahip kişilere tanınır ve küçükler ya da kısıtlılar için yasal temsilcileri aracılığıyla kullanılır.Örnek: Akıl sağlığı yerinde olmayan bir birey, kendi başına dava açamaz. Bu durumda, onun adına dava açma yetkisi olan bir vasi ya da temsilci atanmalıdır. Eğer bu kişi kendisi dava açarsa, dava açma ehliyeti olmadığı için dava düşecektir.

3. Mahkemenin Görev ve Yetkisi

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme: Bir davanın görülebilmesi için mahkemenin görevli ve yetkili olması gerekir. Görev, davanın türüne göre hangi mahkemede görüleceğini belirlerken; yetki, mahkemenin coğrafi sınırlarını ifade eder. Davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmaması, yargılama şartlarının eksik olduğu anlamına gelir.Örnek: Bir boşanma davası aile mahkemesinde açılmalıdır. Eğer davacı boşanma davasını ticaret mahkemesinde açarsa, mahkeme görevli olmadığını belirterek davayı reddedecektir.

4. Dava Konusunun Belirli ve Hukuki Olması

  • Belirli Konu: Davanın konusu, belirli ve hukuki bir duruma dayanmalıdır. Bir hak talep etmek ya da bir hukuki ilişkinin varlığını veya yokluğunu ispat etmek, dava konusu olmalıdır.Örnek: Bir kişi, “haksız yere zarar gördüm” diyerek genel bir dava açamaz. Zararın ne olduğu, kimden kaynaklandığı ve hukuki dayanağının ne olduğu açıkça belirtilmelidir. Aksi takdirde, dava konusu belirsiz olduğu için reddedilecektir.

5. Dava Açma Süresi

  • Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler: Her dava, belirli bir süre içinde açılmalıdır. Bazı davalarda zamanaşımı süreleri bulunurken, bazı davalarda hak düşürücü süreler geçerlidir. Bu sürelerin aşılması durumunda dava açma hakkı ortadan kalkar ve mahkeme davayı reddeder.Örnek: Bir alacak davası, sözleşmenin ihlalinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. Eğer bu süre aşılırsa, zamanaşımı nedeniyle dava reddedilir.

6. Hukuki Menfaat

  • Menfaat Sahibi Olmak: Davayı açan tarafın hukuki menfaatinin bulunması gerekir. Hukuki menfaat, davacının, davayı açtığı konunun hukuken kendisini ilgilendirdiğini ve sonuçtan doğrudan etkileneceğini gösterir.Örnek: Bir kişi, bir başkası adına haksız fiil davası açamaz. Kendisinin menfaati bulunmadığı için dava hakkı da yoktur. Hukuki menfaat bulunmadığı takdirde mahkeme davayı reddedecektir.

7. Davaya Konu Olan Olayın Gerçekleşmiş Olması

  • Gerçekleşmiş Olaylar: Yargılama şartlarından biri de davaya konu olan olayın gerçekleşmiş olmasıdır. Gelecekte olabilecek, henüz gerçekleşmemiş olaylar üzerine dava açılamaz. Mahkemeler yalnızca gerçekleşmiş olaylar üzerinde karar verir.Örnek: Bir kişi, bir sözleşmenin gelecekte ihlal edilebileceği düşüncesiyle şimdiden dava açamaz. Bu durumda mahkeme, dava konusu olay henüz gerçekleşmediği için davayı reddedecektir.

8. Başka Bir Dava Devam Etmemeli

  • Derdestlik: Aynı konuda, aynı taraflar arasında başka bir dava devam ediyorsa yeni bir dava açılamaz. Derdestlik ilkesi, davaların çoğalmasını ve aynı konuda birden fazla mahkemede farklı kararlar çıkmasını engeller.Örnek: Bir kişi, bir taşınmazın mülkiyeti için açtığı dava henüz sonuçlanmamışken, aynı taşınmaz hakkında başka bir mahkemede yeniden dava açamaz. İkinci dava derdestlik nedeniyle reddedilir.