Aldatma (Zina) Nedeniyle Boşanma Davası

2020-01-14T13:56:20+00:00 13 January 2020|

Sorry, this entry is only available in Turkish. For the sake of viewer convenience, the content is shown below in the alternative language. You may click the link to switch the active language.

HEMEN İLETİŞİME GEÇMEK İÇİN 0 541 485 92 48

Medeni Kanun m.161 gereği aile mahkemesi tarafından işlenen bu dava türü çiftlerden herhangi birisinin eşini aldatması (zina) sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Bu kanun çerçevesinde kişiler sadece aldatma (zina) durumunun mevcut olması halinde dava olarak kabul edilmektedir. Bu durum eşlerden birisinin, başka birisiyle öpüşmesi, sarılması ya da dokunması vb. gibi durumların olması halinde Medeni Kanun tarafından zina olarak kabul edilmemektedir. Bu şekilde bir durumun olması halinde kişilerin mahkemeye başvururken haysiyetsiz yaşam sürme (MK m.163) gerekçesiyle boşanma davası açması gerekmektedir.

Mahkeme tarafından aldatma (zina) durumunun varlığını kanıtlarla destekleyerek ortaya konulması durumunda, özel boşanma sebebine dayalı olarak işlemlerini yapmakta ve boşanma kararı verebilmektedir. Eşinin kendisini aldattığını (zina) öğrenen bir kişi bu bilgiyi elde ettikten sonra Medeni Kanun m.162/2 gereği 6 ay içinde boşanma davası açabilmektedir.

Bununla birlikte aldatıldığını (zina) öğrenen taraf bu fiilin yeni olmadığını öğrenmesi halinde de boşanma talebinde bulunabilir. Bu aşamada 5 yıllık zaman aşım sürecinin sona ermemiş olması yeterli olacaktır. Diyelim ki kişi eşini 01.01.2014 aldattı ve eşi bunu 30.12.2019 tarihinde öğrendi ise 5 yıllık sürenin dolmasına 1 gün kalsa dahi aldatma (zina) nedeniyle boşanma davası açabilmektedir.

Bununla birlikte 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolmuş olmasına rağmen sonrasında açılan genel boşanma davası sırasında işlenen bu aldatma (zina) fiili boşanma için bir gerekçe olarak kabul edilebilmektedir.

 
Merhaba hoşgeldiniz, Avukatımız size uygun olduğunda yardımcı olacak. Lütfen bize adınızı soyadınızı yazın ve kısaca sorununuzdan bahsedin.
Powered by