Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Ticareti Suçu

2021-10-07T12:32:45+00:00 9 August 2021|

Sorry, this entry is only available in Turkish. For the sake of viewer convenience, the content is shown below in the alternative language. You may click the link to switch the active language.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun konusunu, “uyuşturucu veya uyarıcı madde” oluşturur. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin nelerden ibaret olduğu konusunda TCK’da bir tanım yapılmış değildir. Suç konusu maddenin TCK’nın 188. Maddesi kapsamına giren bir uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığını belirlemek açısından öncelikle uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bu yönde geçirdiği tarihsel sürecin incelenmesi gerekir.

Bir maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmaması ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin “yasaklı” veya “ruhsata tabi olması” birbirinden farklı konulardır. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin yasaklanması veya ruhsata bağlanması konuları 2313 ve 3298 sayılı Kanun’larla düzenlenmiştir. Bu kanunlara dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararıyla yapılan, bir maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olduğunun tespiti değil, bu niteliği tespit edilen bir maddenin anılan Kanun hükümleri kapsamına alınması yani söz konusu maddenin ruhsata tabi tutulması işlemidir.

Şüpheli bir madde ele geçirildiğinde, öncelikle bu maddenin laboratuvar imkanları bulunan ve bilimsel analiz yapabilecek uzman bir kuruluşa gönderilerek;

İçerdiği erken maddelerin fiziksel ve kimyasal özellikleri,

  • Bu maddelerin bilinen ve kimyasal adları,
  • Bu maddelerden hangilerinin uyuşturucu ve uyarıcı madde olduğu,
  • TCK kapsamında uyuşturucu ve uyarıcı madde sayılmasının yasal dayanakları,
  • İçerdiği uyuşturucu ve uyarıcı maddenin saf ağırlığının, sorulması gerekmektedir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun hareket unsurunu üçe ayırarak incelemek gerekir. TCK’nın 188. Maddesinin birinci fıkrasında belirlenen hareket unsurunu, “ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak uyuşturucu ve uyarıcı madde imal etmek, ithal etmek ve ihraç etmek” oluştururken; aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun hareket unsurunu ise, “uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satmak, satışa arz etmek, başkalarına vermek, sevketmek, nakletmek, depolamak veya ihraç etmektir. Yedinci fıkrada düzenlenen suçun hareket unsuru da “ithal etmek, imal etmek, satmak, satın almak, sevk etmek, nakletmek, depolamak veya ihraç etmektir.”  Maddenin her üç fıkrasında düzenlenen suçlar seçimlik hareketli suçlardandır.  Suçun oluşması için, anılan fıkralardaki eylemlerden birinin gerçekleştirilmesi yeterlidir.

Suçun oluşumunda failin kastı önemlidir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları, “kullanmak dışında bir amaçla” işlenmelidir. Bu suçun ticaret yapmak nihai amacına yönelik olmasıdır. Fail, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak amacı ile satın almışsa ve uyuşturucu veya uyarıcı madde miktarı da kişisel kullanım sınırları içinde bulunuyorsa, satın alma suçu değil, TCK’nın 191. Maddesinde düzenlenen suç oluşmaktadır. Failin, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak amacı ile mi yoksa başka bir amaçla satın aldığı tespit edilemiyorsa “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince failin, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak amacı ile aldığı kabul edilerek TCK’nın 191. Maddesi uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmelidir.

Yargıtay içtihatları doğrultusunda uyuşturucu madde bulundurma eyleminin kullanmak amacı ile mi, yoksa kullanmak dışında bir amaçla mı bulunduruluğu tespiti kriterleri;

  • Failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediği

-Müşteri arama,

-Numune gösterme,

-Pazarlık yapma

  • Uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimi

-Çok sayıda küçük paketçikler şeklinde ele geçirilmesi

-Hassas terazi bulundurulması

  • Bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktarı

 

Stj. Av. DİLAN ECEM CEYLAN

Hemen Arayın
Whatsapp