Limited Şirketlerin Haklı Nedenle Feshi

2021-03-17T17:08:50+00:00 17 Mart 2021|

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 636/3 maddesinde limited şirketlerin haklı nedenle feshinden bahsedilmiştir;

 

“Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.”

 

Söz konusu maddede şirketin haklı sebeple feshinden bahsedilmişse de bu haklı sebeplerin neler olduğu örnek olarak dahi sayılmamıştır. Mahkeme haklı sebebi her somut olayın özelliğine göre değerlendirerek haklı sebebin olup olmadığını takdir ve tespit edecektir.

 

Haklı sebeplere birkaç örnek vermek gerekir ise;

 

-Şirket yönetimi tarafından ortağa karşı eşit davranma yükümlülüğün ihlal edilmesi

-Ortağın çoğunluk oylara sahip ortakların dışlanmasına, baskısına veyahut tacizine maruz kalması

-Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin telafi edilemeyecek şekilde zedelenmesi

-Ortağın kar payı hakkından sürekli yoksun bırakılması

-Ortaklar arasındaki geçimsizliğin şiddete ve suça dönüşüp ortağın şirkete girmesinin engellenmesi

-Şirketin sürekli zarar etmesi

-Müdürlerin görevlerini kötüye kullanması vs.

 

Haklı sebebin varlığına ilişkin birçok örnek saymak mümkündür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda şirketin feshine dayalı haklı bir sebebin varlığına kanaat getirilmesi halinde açılan davanın kabulü gerekecektir. Ancak kanun maddesinde de belirtildiği üzere Mahkeme, haklı sebebin varlığına kanaat getirse bile, feshin yerine şirketin devamını sağlayacak alternatif çözümlere de hükmedebilecektir. Bu alternatif çözümlerin ne olduğu konusunda kanun maddesine tek bir örnek verilmiştir; o da davacı ortağın payının ödenerek şirketten çıkartılmasıdır. Ancak tek alternatif çözüm bu değildir. Yine her somut olayın özelliğine göre, genel kurul kararının iptaline, müdürlerin görevden alınmasına veya müdürlerin hukuki sorumlulukları gibi mekanizmalardan yararlanılarak haklı sebebe yol açan aksaklıkların giderilmeye çalışılması sağlanmalıdır. Çünkü fesih kararı son çaredir ve eğer başkaca bir çözüm var ise öncelikle bu çözüm yolu denenmelidir.

 

Yetkili ve görevli mahkeme neresidir?

 

Limited şirketlerin haklı nedenle fesih davasında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise, davalı olarak gösterilen şirket tüzel kişiliğinin merkezinin bulunduğu yerdir.

 

Dava açılması için belli bir süre var mıdır?

 

Bu davanın açılabilmesi için kanun koyucu bir süre belirlememiştir. Ancak bu durum davanın istenildiği zaman açılabilmesi hakkını vermemektedir. Zira TMK 2.maddesi olan dürüst davranma ilkesi gereğince davanın belli bir süre içerisinde açılması gerekmektedir. Haklı sebebin varlığının oluşmasının ardından uzun bir süre geçtikten sonra açılan dava TMK md.2’ye aykırılık teşkil edeceğinden süre yönünden reddi gerekecektir.

 

Dava açarken nispi harç mı yoksa maktu harç mı yatırılır?

 

İşbu davanın parasal değeri yoktur. Bu nedenle harç maktu olarak alınır.

 

Davayı açma hakkı kimindir? Yani bu davanın davacısı kimdir?

 

Limited şirketlerin haklı nedenle feshi davasını açma yetkisi şirket ortağına tanınmıştır. Bu ortağın ne kadarlık bir paya sahip olmasının hiçbir önemi yoktur, şirket ortağı olması yeterlidir. Yapılacak sözleşme ile ortakların dava açma hakkının kısıtlanması ise mümkün değildir.

 

Dava devam ederken davacı ortağın ortaklık sıfatını kaybetmesi, davanın reddini gerektirecektir. Ancak bu durumun iki istisnası bulunmaktadır. Bu istisnalar ise, ortağın iflas etmiş olması veya payını devretmesidir. Ortağın iflas etmesi durumunda iflas idaresi ve payını devretmesi durumunda ise yeni pay sahibi söz konusu davaya devam etme hakkına sahiptir.

 

Limited şirket tek ortaktan oluşmakta ise, bu durumda da zaten ortak tek başına genel kurulu oluşturduğundan ve yazılı bir karar ile şirketin feshine karar verebileceğinden haklı fesih davası açmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır.

 

Kendisine çıkma hakkı tanınan ortak, ortaklıktan çıkmayıp haklı fesih davası açar ise davanın, yine TMK md.2’ye aykırılıktan reddedilmesi gerekmektedir.

 

Dava şirkete karşı mı yoksa ortaklara karşı mı açılmalıdır?

 

İşbu davanın davalısı şirket tüzel kişiliğidir. Ortaklara karşı dava açılması halinde dava, husumet yokluğundan reddedilecektir. Bu durumun tek istisnası ise, şirketin iki ortaktan oluşmasıdır. Bu durumda dava açan ortak, diğer ortağı davalı olarak göstermiş ise husumetin varlığı kabul edilecek ve dava görülecektir. Yargıtay ve doktrin görüşleri de bu yöndedir.

 

Açılan davada davalı şirket tüzel kişiliğidir ve davayı da şirket müdürü temsil edecektir. Ancak dava açan ortağın aynı zamanda şirketin tek müdürü olduğu durumlarda şirkete bir kayyım atanacak ve şirket tüzel kişiliğini kayyım temsil edecektir.

 

Basit yargılama usulü mü yoksa yazılı yargılama usulü mü uygulanacaktır?

 

Limited şirketlerin haklı nedenle feshi davalarında basit yargılama usulü uygulanmaktadır.

Av. Öznur Yeşilnacar

Hemen Arayın
Whatsapp