Mal Rejimi Sözleşmesi; Halk Arasında Bilinen İsmiyle Evlilik Sözleşmesi Hakkında Notlar

2019-12-11T09:46:36+00:00 10 Aralık 2019|

HEMEN İLETİŞİME GEÇMEK İÇİN 0 541 485 92 48

  • Evlilik birliği kurulmadan önce ve/veya devam ederken eşlerin, sahip oldukları malvarlığı üzerindeki hak ve yükümlülükleri ile evlilik son bulduğunda bu değerler üzerindeki tasarrufları düzenleyen kurallar bütünü mal rejimi olarak ifade edilebilir
  • İradi temsilci  tayin etmek; bir şahsa vekalet vermek, avukat tutmak suretiyle   vekaleten/ temsilen   mal rejimi sözleşmesi yapılamaz. Küçük ya da kısıtlının yasal temsilcisi  de,  onlar  adına ve hesabına böyle bir sözleşmeyi  kendisi  imzalayamaz.
  • Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra noterde düzenleme ya da onaylama şeklinde yapılabilir.
  • Evlenme başvurusu esnasında hangi mal rejiminin seçildiğine ilişkin resmî memura yazılı bildirimde bulunmak da mümkündür
  • Mal rejimi sözleşmesi, rejim sona ermeden akdedilmelidir.

 

Mal rejiminin sona erdiği haller şunlardır:

-Eşlerden birinin ölümü halinde

-Eşlerin farklı bir mal rejimini seçmesi halinde

-Boşanma veya evlenmenin iptali halinde

-Hakim tarafından mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi halinde

  • Mal rejimi sözleşmesi için kabul edilen şekil şartı, geçerlilik şartıdır. Belirli  şekil   gerçekleşmiş olmazsa, bu konuda yapılan  hukuki  işlem hiç bir hukuki sonuç doğurmaz. Eşlerin  bu konuda ihtilaf  çıkarmamış olmaları da  sonucu değiştirmez.
  • Nişanlılar  yani evlenmeye karar verdiği  için  hazırlık yapanlar, evlenmek  için evlendirme memurluğuna  başvurarak bazı belgeleri  vermek zorundadır. İşte bu  işlem sırasında, müstakbel eşlerin,  hazırladıkları  (mal rejimi  seçimine) ilişkin  yazılı  belgeyi evlendirme memuruna vermeleri  mümkündür. Evlenme sonrası  için bu sözleşmeyi  geçerli hale getirebilirler.
  • Evlendirme memuru, noterler  gibi,  mal rejimi sözleşmesi  yapma, tanzim etme, onaylama  yetkisine  sahip değildir. Evlendirme memuru, sadece  (hangi mal rejiminin  seçildiğine ) dair yazılı belgeyi   almalıdır. Bu belgenin altında mutlaka, müstakbel eşlerin ve  gerek varsa  yasal temsilcilerinin    de imzası  olmalıdır.
  • Nişanlılar, yasaya  uygun  olarak  seçtikleri  mal rejiminin  (tip sözleşmesini)  imzalayıp  sunabilecekleri  gibi, yalnızca  sözleşmenin   maddelerini  yazmadan,  hangi  mal rejimini  seçtiklerini   yazılı olarak bildirebilirler.
  • Mal rejimi sözleşmesinde şekil  şartı  geçerlilik  koşulu olduğu  için, evlendirme memuruna vermek  üzere, hatta   memurluğa hitaben yazılmış yazı  her hangi  bir sebeple  memurluğa   verilememişse, bu  belgenin  evlenme sonrasında,  seçilmiş mal rejimi bakımından  geçerli  bir belge  olarak kabul edilmesi  mümkün değildir.
  • Mal rejimi  sözleşmelerini yapma   yetkisi  asıl  olarak noterlere verilmiştir. Evlendirme memurları sadece, yazılı beyanı  alıp  kabul  etme  yetkilisidir.
  • Yani,   nişanlı  ya da  evliler,  ikametgahlarına bakılmaksızın, her yerdeki noterlikte  mal rejimi sözleşmesi   yapabilirler.
  • Yurt dışındaki  konsoloslar  noterlik hizmeti vermeye yetkili   olduğu  için,  eşler, yurt dışında bulunduklarında  oradaki  konsoloslukta  da   böyle  bir hizmeti  talep  edebilirler.
  • TMK nun 205  inci maddesi  sözleşmenin (taraflarca imzalanacağını) hüküm altına  almıştır. İradi temsilci  tayin etmek; bir şahsa vekalet vermek, avukat tutmak suretiyle   vekaleten/ temsilen   mal rejimi sözleşmesi yapılamaz.
  • Eşlerin  seçmiş olduğu mal rejimi   için  yasa koyucunun  kabul ettiği  ana tipin ne  olduğu; hangi durumda   ne  gibi hukuki sonuçlar doğacağı  her mal rejimi   bölümünde ayrı ayrı gösterilmiştir. Bu sebeple, eşlerin,  seçtikleri mal rejimine   bağlı   her  hususu   ayrı ayrı  sözleşmede   tekrarlamalarına   gerek yoktur. Bu hali  ile  eşlerin, yaptıkları   sözleşme  ile aralarında  hangi mal rejiminin  geçerli olacağını  başlık olarak  belirtmeleri, yasal düzenlemede   gösterilen durumlarla  ilgili her konuyu  ayrı ayrı sözleşmede açıklamadan bir  sözleşme  yapmaları   mümkündür

 

TÜM MAL REJİMİ SÖZLEŞMELERİ İLE İLGİLİ GEÇERLİ OLABİLECEK   TİPTEN  FARKLI SÖZLEŞME  YA DA SÖZLEŞME  DEĞİŞİK

  • Eşler   aralarında yapacakları  mal rejimi   sözleşmesinin  belirli   müddet  için geçerli olacağını kabul edebilirler. Evliliğin başında   edinilmiş mala katılma rejimi   sözleşmesi  yapılmış  ya da   belirleme  yapılmadığı  için  yasal rejim  olarak bu rejim  işlerlik    kazanmışsa; daha  sonra yapacakları sözleşme  ile, seçilmiş mal rejimlerinden  birinin belirli  bir süre  geçerli olacağını  kabul  edebilirler.
  • Eğer  eşler, belirledikleri sürenin sonunda  hangi   mal rejiminin   geçerli hale geleceğini belirlememişlerse, o taktirde, yasal mal rejimi  (edinilmiş mallara katılma rejimi)  devreye  girer.
  • Eğer,  saptadıkları  sürenin sonunda, seçtikleri  ve geçerli olmasını  istedikleri   her hangi  bir mal   rejiminin adını  belirler ya da  onunla  ilgili özel düzenlemeyi yaparlarsa,  o rejim  işlerlik kazanır.
  • Bunun  gibi, eşler ilk yapacakları  mal rejimi sözleşmesi  ya da  değişikliği   ile hangi tarihler arasında hangi mal rejiminin  geçerli olabileceğini  belirleyebilirler. Buna   uygulamada   (kademeli  sözleşme) denilmektedir. Böylece  eşler, peş  peşe   hangi mal rejimi sözleşmesinin uygulanacağını    serbest iradeleri  ile belirlemiş olurlar.
  • Mal rejimi hükümleri  içinde veya diğer bir  yasal düzenlemede  şarta  bağlı   sözleşme yapma engeli bulunmamaktadır. Buna karşılık taşınmaz  mülkiyetinin  devrine  ilişkin  sözleşmelerin   şarta bağlı  olarak yapılması  mümkün  değildir. Tapuda,   (  … şu şartlar yerine geldiğinde, bu  taşınmazın maliki..alıcı …x olacaktır)     şeklinde  bir  sözleşme yapılamaz. (Tapu Sicil  Tüzüğü   11 mad.)
  • Edinilmiş mallara katılma  rejiminde, malların  niteliklerinin  korunması  esastır.
  • Bu sebeple, eşler  aralarında yapacakları    bir sözleşme  ile  her hangi  bir    kişisel   malı edinilmiş mal; edinilmiş mal olan bir malı  da  kişisel mal  haline getiremezler. Ancak, buna  getirilen sınırlama, yine  yasada  açıkça belirtilmiştir. TMK nun  221  inci maddesi   ile  bir kısım malların ve gelirlerin  edinilmiş mal   olması  gerektiği halde, kişisel mal olması   kabul  edilmiştir. Yeter ki,  eşler  bu hususta  anlaşmış ve   sözleşme  ile bu  hususu düzenlemiş olsun.
  • Böylece  yasa  koyucu, sınırlı  sayıda  mal ve gelir için,  edinilmiş mal olmaları  gerektiği halde, onların kişisel mal olmasını  kabul etmiştir. Bu durum edinilmiş malların miktarını    azalttığı, malik olmayan  eşin  katılma  alacağını  küçülttüğü  için, bu nevi  sözleşmeler  kişisel malları arttıran sözleşmeler olarak bilinmektedir.
  • Meslek  icra  ederek  veyahut işletme  faaliyeti  göstermek suretiyle  ailenin  maddi imkanlarını  temin eden   eş, bunları yaparken, o  işi  ancak  belirli malları  bir  araya getirmek suretiyle, bunu   yapabilir. Avukatın  oluşturduğu   kütüphanesi, bilgisayar sistemi; taksişoförü  olarak   görev  üstlenen  kocanın  taşıma  işi  için  satın  aldığı taksi, taksisine  tahsis   ettirdiği  plaka;  lokantacının   sahip olduğu, kap-kacak, buzdolabı; fabrika  işletenin   alet  edavatları gibi   mallar bir mesleğe ya da   işletmeye  özgülenen, ona yarayan, onlarla  işlerin   yapılabildiği  varlıklardır. İsviçre’de  belirtilen   varlıkların  bütünlüğünün korunması; boşanma halinde bunların  dağılmaması,  ölüm halinde  sağ kalan meslek  sahibinin  zorlanmadan  işine devam edebilmesi sebebiyle yaratılacak kolaylık  karı kocanın  daha rahat  çalışmasını  sağlayacaktır.
  • Böylece, evlenme sonrasında  bu  işlerin yürütülebilmesi  için  EM  veya KM  olan varlıklardan bu özgülenmiş mallar temin edilmiş olabilir. Eğer, bu  mallar zaten KM  olan para ile alınmışsa, KM  yerine geçen  mal da KM  olacağı  için;  değerlendirme konusu  içinde  kalan  malın  belirtilen hükümden    istifadesi    söz konusu   olmaz.
  • Eğer  mesleğin icrasına  tahsis  edilen  mallar EM  olan para  ile alınmış ise, o  taktirde; sözleşme  ile   meslek  icrasına   tahsis edilen    mallar  EM iken, KM  haline dönüşmüş  olur. İşte yasa hükmü  bu nevi  mallar bakımından   uygulama  alanı  bulacaktır. İşte   böylece,  mesleğin   icrasına, işletmenin  faaliyetine  tahsis edilen  mallar  KM  olarak,  EMKR  sona erdiğinde, tasfiye dışı kalır. Malik olmayan  eş, bu mallarda  ancak miras sebebiyle hak sahibi  olabilir. Edinilmiş maldan  temin   edildiği   gerekçesiyle, bunlarda  katılma hakkı  talebinde bulunulamaz. Çünkü, mal,  eşler arası özel sözleşme düzenlemesi  ile  KM haline gelmiştir.
  • Ölüm halinde   ise,  meslek sahibi    eş sağ kalırsa; belirtilen KM sayılan mallar hukuki statülerini  korur. Meslek  sahibi  olan eş ölmüşse,  onun mirasçıları,  sağ kalan  eşe   ayrıca katılma hakkı  ödemek durumunda kalmadan, mirasçı  olarak bu maldan  daha  geniş bir şekilde  istifade ederler.
  • Bu   gibi durumlarda; sağ   kalan  eş   bu  mallarda     katılma  hakkı   sahibi olmadığı  için,  kendisine  bu varlık sebebiyle daha  az  ekonomik pay düşer.
  • Bu  yasal düzenleme  yapılırken, kaynak yasa hükmü  geniş   yorumlamaya   müsait bir şekilde   tercüme edilmiştir. Bu sebeple,  meslek sahibinin  çalışması, işletme  sahibinin   emeği   nedeniyle  elde ettiği  gelirin  de  bu şekilde  KM  olmasına  imkan verebilecek şekilde   çeviri yapılmıştır. Oysa ki,  yasa hükmünün  amacı,  mesleğin icrası  ya da  işletmenin faaliyeti  için  gerekli    malların    bütünlüğünü  korumaktır. Avukatın   ücret  gelirini, taksi  şoförünün   çalışma  ile  elde  ettiği  parayı korumaya  almak söz konusu  olmamalıdır. Aksi taktirde, yasa hükmü ile emekle elde  edilen  varlığın EM  olması kuralı çiğnenmiş olur.
 
Merhaba hoşgeldiniz, Avukatımız size uygun olduğunda yardımcı olacak. Lütfen bize adınızı soyadınızı yazın ve kısaca sorununuzdan bahsedin.
Powered by