Kanunumuzda akitler; yazılı ve sözlü olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Yazılı akitler de adi yazılı olabileceği gibi kanunen zorunlu kılınan hallerde noterde düzenleme şeklinde yapılan türleri de mevcuttur. Örneğin noterde düzenlenmesi gereken yazılı sözleşmelere örnek vermek gerekirse; gayrimenkul satışları ile satış vaadleri, vekalet sözleşmeleri, vasiyetname, marka-patent-tasarımların devri gibi hukuki işlemlerdir.

Akitlerin geçerli olması; öncelikle ehliyet sahibi kişiler (ayırt etme gücüne sahip yetişkinler ve ayırt etme gücüne sahip küçükler ile kısıtlılara sonradan verilen icazet) tarafların karşılıklı hukuka uygun iradelerini yansıtma şartına bağlıdır. Taraflar en az iki kişi olmalı, hür iradeleri ile kanuna aykırı olmayacak şekilde birbirlerine karşı hak ve yükümlülükler altına girdikleri konularda anlaşmış olmaları gerekmektedir.

Yukarıdaki anlatımlar doğrultusunda; rıza, konu, amaç ve şekil başlıkları altında sınıflandırma yapmak mümkün olacaktır.

1-EHLİYET VE RIZA: Taraflar, sözleşme yapma kudretine (Fiil ehliyetine) sahip ve hür iradeleri ile iradelerini sakatlayan durumlar olmaksızın sözleşmeye yapmaya hazır olmalıdır. (TMK 8- 16)

2-KONU VE İRADE: Sözleşmenin konusu hukuka aykırı olmamalıdır. Kanunun yasakladığı, emredici hükümlerle belirlediği hususlar dışında kalan her konu hakkında sözleşme yapmak mümkündür.(TBK 26). Tarafların iradeleri zımni ve açık olabilir ancak dürüstlük kurallarına (muvaza) ve hukuka aykırılık halleri (irade sakatlığı-tehdit, cebir vb gibi haller)

3-AMAÇ: Taraflar, rızaları ile belirledikleri sözleşme konusunun hangi amaca hizmet edeceği hususunda da hukuka uygun bir amaç belirlemesi gerekmektedir. Amaç; kesin ve belirgin olmalıdır.

4-ŞEKİL: Sözleşme şeklinde kural, serbesti ilkesine göre her türlü yapılabilir. Ancak kanunun açıkça adi yazılı veya noter onaylı olması şartını aradığı hallerde bu şarta uyulması gerekmektedir. Aksi takdirde sözleşme geçersiz olacaktır. Bu durum özellikle kamu düzenine ilişkin hususlarda uygulanmaktadır. Buradaki geçersizlik halleri hüküm doğurmama veyahut askıda geçersizlik (sonradan onay verilinceye kadar) hükümlerine tabi olacaktır.

Not: Bağış, iki tarafları bir akittir. Bağışlama iradesinin sonucuna ulaşması için bağışlanan kişinin de bağışı kabul etmesi gerekir. Bu yönüyle bağış her ne kadar tek taraflı bir işlem gibi gözükse de aslında iki tarafı olan bir sözleşmedir.

AVUKAT

MEHMET İŞLEK

ÖZKÖK HUKUK BÜROSU