Beraat Veya Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Verilmesi Halinde Gider

2021-08-05T11:49:18+00:00 4 Ağustos 2021|

CMK Madde 327

(1) Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir.

(2) Bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir.

Yargılama giderlerinin ödenmesini mahkûmiyet koşuluna bağlayan ilkenin doğal sonucu olarak hakkında kamu davası açılan kimsenin beraat etmesi, ceza veya güvenlik tedbiriyle hükümlendirilmemiş olması durumunda giderler Devlet Hazinesine aittir. Beraat edenin yargılama evrelerinde davanın gerekli kıldığı zorunlu ödemeleri de Devlet Hazinesince üstlenilir. Kural bu olmakla birlikte, hakkında kamu davası açılmış olan kişi savsama ve kusuruyla bilirkişi veya tanıkların dinleneceği veya yüzleştirme yapılacak duruşmaya katılmaması ve bu işlemlerin yenilenmesinin gerekmesi, kendisini suçlama gibi nedenlerden kaynaklanan giderlerden sorumludur.

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas : 2012/27929 Karar : 2013/605 Tarih : 21.01.2013 CMK 327. Madde

Beraat veya Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı Verilmesi Hâlinde Gider

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Katılan vekilinin temyiz isteminin kapsamının, sanık hakkında 28.01.2006 tarihli elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile mühür bozma suçunda verilen beraat kararı ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

I- Sanık hakkında, mühür bozma suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde; 6352 sayılı yasanın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/07/2012 günlü iade kararı sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan 01/12/2010 tarihli hüküm geçerli olduğundan, bu suç yönünden yeniden verilen 19/07/2012 tarihli hükmün hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçundan açılan kamu davası üzerine katılan vekilinin 07.03.2008 tarihli dilekçe ile sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçu yönünden katılma talebinde bulunduğu, bu dilekçeye istinaden katılma kararı verildiği ve mühür bozma suçundan katılma istemi ve katılma kararının olmadığı anlaşılmakla, mühür bozma suçundan verilen, kararı temyize hakkı bulunmayan katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK`nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II- Sanık hakkında, elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.03.2012 gün, 415-92 sayılı kararında da açıklandığı gibi, yargılama giderleri 5271 sayılı CYY`nın 324 ila 330. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, anılan Yasanın 324. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesiyapılan ödemeler yargılama giderleridir” şeklindeki düzenleme ile yargılama giderlerinin kapsamı, “sanığın yükümlülüğü” başlıklı 325. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir” şeklindeki düzenleme ile de kural olarak, ancak sanık hakkında cezaya veya güvenlik tedbirine hükmolunması halinde sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirlenmiştir.

Anılan Yasanın “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327. maddesinin birinci fıkrası ise; “Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir” şeklinde düzenlenmiş olup, fıkranın açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde sanık ancak, kendi kusurundan ileri gelen giderlerden sorumlu olacaktır. Madde gerekçesinde kendi kusurundan ne anlaşılması gerektiği “hakkında kamu davası açılmış olan kişi savsama ve kusuruyla bilirkişi veya tanıkların dinleneceği veya yüzleştirme yapılacak duruşmaya katılmaması ve bu işlemlerin yenilenmesinin gerekmesi, kendisini suçlama gibi nedenlerden kaynaklanan giderlerden sorumludur” şeklinde açıklandığının anlaşılması karşısında; elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan yargılanan sanık hakkında, katılan kurumun zararını tamamen tazmin etmesi nedeniyle, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2 maddesi ile 5271 sayılı CMK` nın 223/4 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle, yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına ilişkin hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

 

Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün istem gibi ( ONANMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY KARARLARINDA CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞI’NA DAİR KARAR VERİLMİŞSE YARGILAMA GİDERLERİ KİŞİNİN SADECE KENDİ KUSURUNDAN İLERİ GELENLERİ ÖDEMEK ZORUNDA OLDUĞU VE BU HUSUSA AVUKATLIK VEKALET ÜCRETİNİN GİRMEDİĞİ YÖNÜNDEDİR.

  1. CEZA DAİRESİ E. 2020/22956 K. 2021/20561 T. 24.6.2021

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Eyleme ve yükletilen suça yönelik ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.

Ancak;

1-) TCK’nın 129. maddesi uyarınca hakaretin karşılıklı işlendiğinin kabul edilmesi halinde, CMK’nın 223/4-c maddesi gereğince “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı verilmesi gerekirken “ceza tertibine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi,

2-) TCK’nın 129/3. maddesine göre ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, suç ve suçluluğu ortadan kaldırmayacağından, CMK’nın 328. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren katılana avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti hükmedilmemesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, katılan … vekilinin ve sanık … müdafisinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak; bu aykırılıklar yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları, tebliğnameye kısmen uygun olarak hüküm fıkrasındaki, “ceza tertibine yer olmadığına” ibaresinin çıkarılarak, yerine, “CMK’nın 223/4-c maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin, yargılama gideri ile ilgili hüküm fıkrasına, “katılan … kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/1. maddesi uyarınca 1.500.00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibarelerinin eklenmesi biçiminde, HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hemen Arayın
Whatsapp