Dava Açılırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Vekaletin ilgili dava için uygun bir vekalet olup olmadığı kontrol edimelidir.

Adli yardım talebi varsa, ilgili evrakların sunulması gerekmektedir.

Talep edilecek alacakların kısmi ya da belirsiz olup olmadığının tespiti ile alacak türü doğru bir biçimde dilekçede ifade edilmelidir. (Aksi halde Yargıtay 9. HD uyarınca menfaat yokluğu nedeniyle ret kararı verilir. AYM’ye göre ise eksikliğin düzeltilmesi bakımından süre verilmelidir. Bkz; 22.02.2022 tarih 2019/12190 başvuru nolu kararı)

Alacak kalemlerine ilişkin ayrı ayrı ve anlaşılır miktar belirlenmesi gerekir.

Birden fazla ve aralarında organik bağ olan iş yeri varsa organik bağın ispatı bakımından ilgili evrakların sunulması gerekmektedir.

Feshin kim tarafından ve hangi gerekçe ile gerçekleştiğinin net bir şekilde ifade edilmesi gereklidir.

Davacının aldığı net ücret, varsa prim, yol – yemek, ikramiye gibi ücret alacaklarının net bir şekilde yazılması gerekmektedir.

Somutlaştırma Yükümlülüğünün yerine getirilmesi zorunludur. (Yargıtay HGK’nun 2017/9-1781 E. ve 2021/610 K. sayılı ilamına göre “HMK’nın 119/1-e bendi ve 194. maddesi gereğince dava dilekçesinde somutlaştırma yükünün yerine getirilmemiş olması hâlinde, davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği hâkim, soyut ve belirsiz hususların somutlaştırılmasını (yeni bir vakıaleri sürülmeden, sadece mevcut vakıa çerçevesinde) davacıdan istemeli, bu eksiklik tamamlanırsa yargılamaya devam edilerek karar verilmeli; bu eksiklik tamamlanmaz, somutlaştırma gerçekleştirilmezse, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.)

Ödenmeyen ücretlerin/primlerin hangi dönemlere ilişkin ve hangi tutarlarda ödenmediğine net bir şekilde yer verilmesi gerekmektedir.

Günlük çalışma süresi ve varsa fazla mesai yapılıyorsa günde/haftada/ayda ne kadar fazla çalışma yapıldığı açıkça belirtilmelidir

UBGT günlerinde çalışma yapıldı ise hangi UBGT günlerinde çalışma yapıldığına yer verilmesi gerekmektedir.

Hafta tatilinde çalışma yapılmışsa ayda/yılda kaç hafta tatilinde çalışma yapıldığının dilekçede belirtilmesi gerekmektedir.

Yıllık izin talebi varsa hangi yıllarda kaç gün eksik yıllık izin kullanıldığının belirtilmesi gerekir.

01 Ocak 2022 öncesi döneme ait asgari geçim indiriminin ödenmediği iddiası varsa davacıdan evli ve çocuklu olup olmadığı, eşinin çalışıp çalışmadığı hususunda açıklama yapılması gerekir. Bunun için nüfus kayıt örneğinin deliller arasında yer alması önemlidir.

Tarafların ismi, ünvanı, adresi, kimlik/vergi no bilgilerine hatasız bir biçimde yer verilmelidir.

Dava öncesinde ihtarname gönderilmiş ise bu ihtarnameden söz edilmeli, ihtarname ve tebliğ şerhi dosyaya sunulmalıdır.

İŞKUR’a veya SGK şikâyet bürosuna ihbar veya şikâyet yapılmışsa ilgili belgelerin dilekçeye eklenmesi gerekir.

Elden ödeme iddiası varsa emsal ücret araştırması yapılacak kurumlara dilekçede yer verilmeli ve Tuik verilerinin de dosyaya kazandırılması talep edilmelidir.

Maaşın ödendiği banka/şube bilgisine dilekçede yer verilmelidir.

Arabuluculuk sürecine ilişkin son tutanak dilekçe ekinde sunulmalı sonrasında ise aslı ibraz edilmelidir.

İşçinin özlük dosyasının davalı işveren tarafından dosyaya kazandırılması bakımından talep dilekçede yer almalıdır.

Dava ile ilintili başkaca dava dosyası, icra dosyası, soruşturma dosyası varsa bu dosyaların da bilgilerine yer verilmeli, celbi talep edilmelidir.

Davacının yurt dışında çalışması varsa yurt dışı giriş-çıkış kayıtları için ilçe emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılması talep edilmelidir.

Yetki ve görev konusu HMK’ya uygun olacak şekilde belirlenmelidir.

Yargılama Devam Ederken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilip edilmediği kontrol edilmelidir.

Seri dosya durumu varsa her bir dosyanın içinde gerekli olan tüm evrakların bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

Yazılı deliller bakımından imzaya itiraz söz konusu ise işçinin imza örneği alınarak bu hususta bilirkişi raporu tanzim edilmelidir.

Tanık bildirirken davalı ile husumetli bir tanık olmamasına dikkat edilmelidir. Husumetli tanığın beyanına ihtiyatlı yaklaşılacaktır.

Çalışma sürelerinin ispatı noktasında tanık beyanları tek başına yeterli olmayacaktır. Bu nedenle tanık beyanını destekleyecek şekilde iş ve iş yerinin özelliği, davalı tanıklarının beyanı, varsa müfettiş tutanaklarının dosyaya kazandırılması, aynı iş yerine ilişkin varsa emsal kararın bildirilmesi gerekmektedir.

Tanık seçilirken davacı işçi ile aynı mesai saatleri içerisinde, mümkünse aynı pozisyonda, aynı iş yeri içerisinde, davacı işçinin çalıştığı dönemi kapsayacak şekilde çalışan bir işçi olmasına dikkat edilmelidir.

Fazla mesai tanık beyanı ile ispat edilmiş; mesai kayıtları ise elinde bulunduran davalı işveren tarafından ibraz edilmemişse işçi lehine yorum ilkesi gereği işçi tanıklarının beyanlarına itibar edileceği Yargıtay kararlarında ifade edilmiştir.

Alacakların bilirkişi raporu ile tespit edilmesi aşamasında bilirkişinin bordroları detaylı inceleyip incelemediği, hesaplamada ara dinlenmelerin doğru şekilde yer alıp almadığı talep edilen alacak türlerine ilişkin doğru değerlendirme ve hesaplamalar yapıp yapmadığı, sembolik tahakkuklara yer verilip verilmediği gibi hususlar irdelenmelidir.

Zamanaşımı bilirkişi raporuna beyan/itiraz edilirken dikkate alınmalıdır. (Arabuluculukta geçen süre ile pandemi döneminde 13 Mart-15 Haziran (dahil) 2020 tarihleri arasında durdurulan 3 ay 3 günlük süreye zamanaşımı kontrolü yapılırken dikkat edilmelidir.

Zamanaşımı süresi hesaplanırken muacceliyet tarihine bakılmalıdır. (Örneğinin Mayıs 2016 tarihinde işe başlayan ve 1 Ocak 2022 tarihinde işten ayrılan bir çalışan 1 Şubat 2022 tarihinde fazla mesai talepli dava açtığında zamanaşımı defi ileri sürülmesi halinde (arabuluculuk sürecinde ve pandemi döneminde ki duran zamanaşımı sürelerinin dışlanması dışında) normalde bir çok bilirkişi 1 Şubat 2017 öncesini hesaplama dışında bırakmaktadır. Oysa ki Ocak ayına ait fazla mesai alacağı ay sonu olan 1 Şubatta muaccel olmaktadır. O halde zamanaşımı süresini 1 Ocak 2017 öncesi olarak nazara alınması gerekir.)

Ön inceleme tutanağında talep edilen ve uyuşmazlık konusu olan işçilik alacaklarının yazılıp yazılmadığı kontrol edilmelidir.

Hizmet süresine ilişkin ihtilaf var ise; iddiayı ispatlama maksadı ile HMK 199. maddesi kapsamındaki elektronik iletiler, ücret makbuzları, yazılı delil başlangıçları dosyaya ibraz edilmelidir.

Taraflar arasında aylık ücret miktarı ihtilaflıysa davacının kıdemi, iş yerinde yaptığı işin vasıf ve tecrübe gerektirip gerektirmediği, tanık anlatımları, varsa müfettişe edilen beyanlar, emsal ücret araştırma yazı cevapları, sendikanın bulunup bulunmadığı göz önüne alınmalıdır.

Bir konu bakımından çelişki ya da belirsizliğin varlığı halinde HMK 31 amir hükmü gereği davacı asilin bilgisine başvurulması, veya isticvap edilmesi gerekebilir.

İşveren fazla mesai yapılmadığının ispatı bakımından giriş çıkışlara ilişkin verileri içeren bir delil sunarsa kural olarak bu delil göz önüne alınır. Ancak işçinin kayıtlarda oynanmış olması yönünde iddiası varsa bu kapsamda da bilirkişi deliline başvurulmalıdır.

Takograf kayıtlarının incelenmesi de bilirkişi marifeti ile yapılır.

Sunulan yıllık izin belgelerinde tahrifat var ise değerlendirmeye alınmaması gerekmektedir. Bununla birlikte izin belgesi talep formu halindeyse ve altında kullanıldığına ilişkin ibare bulunmuyorsa imzalı ücret hesap pusulalarında kullanıldığı belirtilen izin dönemlerinin gösterilip gösterilmediği kontrol edilir. Uzun süre yıllık ücretli izin kullandırılmadığı iddialarındadavacı asilin dinlenmesi uygun olacaktır.

Hüküm kısmında alacak kalemlerinin net/brüt şeklinde belirtilmesi gerekmektedir.

Gerekçeli kararda fesih tarihi, faiz başlangıç tarihi ve faiz türüne yer verilmelidir. Faizle ilgili hüküm kurulurken dava dilekçesinde talebin olup olmadığı, başlangıç tarihi ile ilgili olarak talebi aşmayacak şekilde olmasına dikkat edilmeli, İBK gereği ıslah ile artırılan kısımlar için açıkça faiz istenmesinin şart olmadığı gözetilmelidir.