Müşterek Konutun Eşlerden Birine Tahsisi

2019-11-11T11:00:13+00:00 3 Ekim 2017|

HEMEN İLETİŞİME GEÇMEK İÇİN 0 541 485 92 48

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca boşanma veya ayrılık davası açılması ile birlikte Mahkemeden; eşlerin barınmasına, geçimine veya mallarının yönetimine ilişkin önlemler alması talep edilebilmektedir. Anılan Kanun hükmü ile hakimin, gerekli gördüğü önlemleri talep olmaksızın da alabileceği düzenlemiştir.

Medeni Kanun’un 169. maddesinde; “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Ancak madde metninden de anlaşılacağı üzere hakimin hangi tedbirleri alabileceği Kanun’da sayılmamıştır. Dolayısıyla hakime, somut olayın gereklerine uygun olarak bütün önlemleri alabilecek şekilde oldukça geniş bir takdir yetkisi verilmiştir.

Hakimin bu takdir yetkisi ile verebileceği önlemlerden biri de müşterek konutun eşlerden birine tahsisidir. Bu önlem Medeni Kanun’da belirtilmemekle birlikte 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da sayılan tedbirlerdendir. Maddeye göre “şiddet uygulayan kişinin müşterek konuttan veya bulunduğu yerden uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi” aile içi şiddet olaylarında uygulanmakta olup, Medeni Kanun’un 169. madde hükmü gereğince boşanma veya ayrılık davalarında da uygulama alanı bulmaktadır.

Ancak hakimin, müşterek konutu eşlerden birine tahsis ederken Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtildiği üzere hukuka ve hakkaniyete uygun karar vermesi gerekmektedir. Bu amaçla hakim, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu araştırır, hangi eşin müşterek konutta kalmaya daha çok ihtiyacı olduğunu tespit eder ve buna göre karar verir.

Müşterek konutun tahsisi konusunda karar verirken hakim, konutun hangi eşe ait olduğuna veya konut kiralanmış ise hangi eşin kiracı olduğuna bakmaz. Önemli olan hangi eşin konutta kalmaya ihtiyacı olduğudur.

Örneğin müşterek konutun, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşe veya küçük yaştaki çocuğu kendisinde kalan eşe tahsisi hakkaniyete uygun olacaktır.

Aynı zamanda müşterek konutun kiralanmış olması halinde, kirayı konutun tahsis edildiği kişi değil, kiracı olan eş öder. Nitekim aksi durum hakkaniyete uygun olmayacaktır.

İTİRAZ YOLU

(Medeni Kanun m.169 kapsamında verilen önlemlere HMK uyarınca itiraz edilebilir, ancak süreler farklı.

Ancak Kübra Aydın dosyasında Mahkeme 6284 sayılı Kanun’a göre karar verdiğinden, o Kanunda öngörülen itiraz yolunu bu dosyada da kabul etmiş.

O yüzden birinci maddede Medeni Kanuna göre, ikinci maddede 6284 sayılı Kanun’a göre açıklıyorum.

Aynı şekilde tedbir MK’ya göre dava sonuçlanana kadar, 6284’e göre en çok 6 aylığına verilir.)

  1. Medeni Kanun’a göre

Boşanma veya ayrılık davası görülür iken Mahkemenin Medeni Kanun’un 169. maddesi uyarınca müşterek konutun eşlerden birisine tahsisine karar vermesi halinde, bu karara karşı itiraz etmek mümkündür.

İtiraz üzerine, dosya o yerde birden fazla aile mahkemesi bulunması halinde numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesinin bulunması halinde asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hakimi ile aile mahkemesi hakiminin aynı hakim olması halinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesi hakimine gönderilir.

İtiraz, tedbir kararının tebliğ veya tefhiminden itibaren bir hafta içerisinde itiraz sebeplerinin ve bu itirazın dayanağı olan bütün delillerin ekli olduğu bir dilekçe ile yapılır. Dilekçe üzerine Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.

İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz.

  1. 6284 sayılı Kanun’a göre

6284 sayılı Kanun’a göre en çok 6 ay için verilir. Karara aykırı davranılması halinde zorlama hapsi uygulanır.

Karara, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz üzerine, dosya o yerde birden fazla aile mahkemesi bulunması halinde numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesinin bulunması halinde asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hakimi ile aile mahkemesi hakiminin aynı hakim olması halinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesi hakimine gönderilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

Bu kararın gereklerine aykırı hareket edilmesi halinde ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararıyla 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.

Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi 15 günden 30 güne kadardır.

Ancak zorlama hapsinin toplam süresi 6 ayı geçemez. HEMEN İLETİŞİME GEÇMEK İÇİN 0 541 485 92 48

 
Merhaba hoşgeldiniz, Avukatımız size uygun olduğunda yardımcı olacak. Lütfen bize adınızı soyadınızı yazın ve kısaca sorununuzdan bahsedin.
Powered by