Evlilik, sevgi ve saygı üzerine kurulu bir birlikteliktir. Eşlerin birbirlerine karşı saygılı davranması ve onurlarını zedeleyecek fiillerden kaçınması, sağlıklı bir evlilik için temel şarttır. Ne yazık ki, bazı evliliklerde eşlerden biri diğerine karşı onur kırıcı davranışlarda bulunabilir. Bu durum, evlilik birliğini temelden sarsar ve boşanmaya yol açabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesine göre “Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.” Bu madde kapsamında değerlendirilecek onur kırıcı davranışlar, sözlü veya fiili olabilir.
Onur kırıcı davranışlara bazı örnekler:
- Eşine hakaret etmek, aşağılamak veya küfür etmek
- Eşinin şahsiyetini veya aile onurunu zedeleyecek şekilde konuşmak veya davranmak
- Eşinin kusurlarını veya geçmişini başkalarına ifşa etmek
- Eşini aldatmak veya terk etmek
- Eşine karşı şiddet uygulamak veya tehdit etmek
- Eşinin özgürlüklerini kısıtlamak veya onu izlemek
- Eşinin maddi veya manevi açıdan zor durumda bırakmak
Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açabilmek için:
- Davacının, bu davranışları öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde dava açması gerekir.
- Davacının, bu davranışların evlilik birliğini çekilmez hale getirdiğini ispat etmesi gerekir.
- Davacının, boşanma davası açmadan önce uzlaşma yoluna gitmesi gerekir.
Onur kırıcı davranış nedeniyle açılan boşanma davalarında mahkeme tarafından dikkate alınan bazı faktörler:
- Davranışların sıklığı ve yoğunluğu
- Davranışların evlilik birliğine olan etkisi
- Eşlerin kusurları
- Ortak çocukların durumu