Kısa cevap: Aldatan eşin ödeyeceği tazminat, kanunda belirli bir tutar olarak düzenlenmemiştir. Mahkeme; tarafların kusur durumunu, sosyoekonomik koşullarını ve kişilik haklarındaki zararın ağırlığını değerlendirerek maddi ve manevi tazminata karar verir. Tazminat, aldatılan eşin talebi ve ispatı üzerine belirlenir. Her dosyada koşullar farklı olduğundan sabit bir rakam vermek mümkün değildir.

Aldatma, boşanma davalarında en çok gündeme gelen konulardan biridir ve çoğu zaman maddi ve manevi tazminat talebini beraberinde getirir. Aldatılan eş, evlilik birliğinin sarsılmasında ağır kusuru bulunan tarafa karşı tazminat isteyebilir. Ancak tazminatın miktarı önceden belli bir sayı değildir. Bu yazıda, aldatma nedeniyle istenebilecek tazminat türlerini, miktarın neye göre belirlendiğini ve tazminatın kimden istenebileceğini ele alıyoruz.

Aldatma Nedeniyle Hangi Tazminatlar İstenebilir?

Türk Medeni Kanunu, boşanmaya yol açan olaylarda kusurlu tarafın diğer eşe tazminat ödemesini iki başlık altında düzenler. Bunlar maddi tazminat ve manevi tazminattır. İki talep birbirinden bağımsızdır ve koşulları ayrı ayrı değerlendirilir.

Maddi Tazminat

Maddi tazminat, boşanma yüzünden mevcut ya da beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eşin talep edebileceği tazminattır. Aldatma nedeniyle boşanan bir eş, evliliğin sağladığı ekonomik güvencenin ortadan kalkması gibi somut kayıpları gerekçe göstererek maddi tazminat isteyebilir. Burada belirleyici olan, tazminat isteyen eşin kusurunun karşı taraftan daha hafif olmasıdır.

Manevi Tazminat

Manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşin talep edebileceği tazminattır. Aldatma, çoğu dosyada kişilik haklarına yönelik ağır bir ihlal olarak değerlendirilir. Bu nedenle aldatılan eş, yaşadığı üzüntü ve onur kaybı karşılığında manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminatta amaç zenginleşme değil, ihlalin yol açtığı manevi zararın bir ölçüde giderilmesidir.

Tazminat Miktarı Neye Göre Belirlenir?

Aldatma nedeniyle ödenecek tazminatın miktarı, kanunda sabit bir tutar olarak yer almaz. Mahkeme her dosyayı kendi koşulları içinde değerlendirir ve takdir yetkisini kullanır. Miktarın belirlenmesinde öne çıkan ölçütler şunlardır:

  • Tarafların kusur durumu ve kusurun ağırlığı
  • Aldatılan eşin kişilik haklarındaki ihlalin derecesi
  • Tarafların ekonomik ve sosyal durumu
  • Evliliğin süresi ve tarafların yaşam koşulları
  • İhlalin tarafların sosyal çevresindeki etkisi

Bu ölçütler birlikte değerlendirilir. Bu nedenle aynı gerekçeyle açılan iki dava farklı tutarlarla sonuçlanabilir. İnternette dolaşan hazır rakamlar yanıltıcıdır, çünkü tazminat dosyaya özgü koşullara göre şekillenir.

Tazminat Aldatan Eşten mi, Üçüncü Kişiden mi İstenir?

Uygulamada sık sorulan sorulardan biri, aldatan eşin birlikte olduğu üçüncü kişiden de tazminat istenip istenemeyeceğidir. Sadakat yükümlülüğü, evliliğin tarafı olan eşe aittir. Bu nedenle tazminat talebi kural olarak kusurlu eşe yöneltilir.

Yargıtay’ın içtihadı birleştirme kararıyla, evlilik dışı ilişki yaşanan üçüncü kişiye karşı yalnızca bu ilişki gerekçe gösterilerek manevi tazminat davası açılamayacağı kabul edilmiştir. Çünkü üçüncü kişi, eşler arasındaki evlilik sözleşmesinin tarafı değildir. Tazminat sorumluluğu, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşe ait olur. Bu ayrımın dosyaya nasıl yansıyacağı, somut olayın koşullarına göre bir avukatla değerlendirilmelidir.

Aldatma Nasıl İspat Edilir?

Tazminat talebinin kabul edilmesi için aldatmanın ispatı gerekir. İspat, hukuka uygun yollarla elde edilen delillerle yapılır. Mesaj kayıtları, tanık anlatımları, otel ve seyahat kayıtları ile sosyal medya paylaşımları bazı dosyalarda değerlendirmeye alınabilir. Ancak delilin hukuka aykırı biçimde elde edilmesi ayrı sorunlar doğurur. Örneğin başkasının özel alanına izinsiz girilerek elde edilen bir kayıt dosyada dikkate alınmayabileceği gibi, delili elde eden kişi ayrıca sorumlulukla karşılaşabilir. Bu nedenle delil toplarken hangi verinin hukuka uygun ve işe yarar olduğunu bilerek hareket etmek önemlidir.

Tazminat Talebi Ne Zaman İleri Sürülür?

Maddi ve manevi tazminat talepleri kural olarak boşanma davasıyla birlikte ileri sürülür. Talep, dava dilekçesinde açıkça belirtilebileceği gibi yargılama sırasında da usulüne uygun şekilde ileri sürülebilir. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da belirli koşullarda tazminat istenebilir. Sürelerin ve usulün dosyaya göre değişmesi nedeniyle, sürecin bir Bursa boşanma avukatı ile takip edilmesi hak kaybını önler.

Sık Sorulan Sorular

Aldatan eş her durumda tazminat öder mi?

Hayır. Tazminat için aldatmanın ispatı, kusur dengesi ve talep koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Tazminat isteyen eşin kusuru karşı taraftan ağırsa talep reddedilebilir.

Aldatma tazminatı için belli bir miktar var mı?

Hayır. Kanunda sabit bir tutar yoktur. Mahkeme kusuru, kişilik hakkı ihlalini ve tarafların ekonomik durumunu değerlendirerek miktarı belirler.

Aldatılan eş hem maddi hem manevi tazminat isteyebilir mi?

Evet. İki talep birbirinden bağımsızdır ve koşulları oluştuğunda birlikte istenebilir.

Eşimin birlikte olduğu kişiye tazminat davası açabilir miyim?

Yargıtay’ın içtihadı birleştirme kararı uyarınca, üçüncü kişiye karşı yalnızca bu ilişki gerekçesiyle manevi tazminat davası açılamaz. Tazminat talebi kusurlu eşe yöneltilir.

Aldatmayı sosyal medya paylaşımlarıyla ispatlayabilir miyim?

Hukuka uygun yollarla elde edilmiş paylaşımlar delil olarak değerlendirilebilir. Ancak hukuka aykırı biçimde elde edilen içerikler dosyada dikkate alınmayabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilir. Aldatma nedeniyle tazminat süreciniz için bir avukata danışmanız önerilir.