Türkiye’de iş hukuku, işçilerin haklarını korumak amacıyla kapsamlı düzenlemelere sahiptir. 4857 sayılı İş Kanunu, iş sözleşmelerinin feshi konusunda hem işveren hem de işçi açısından belirli kurallar getirmektedir. Bu düzenlemelerden biri de işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkıdır.
İş kazaları, işyerlerinde sıkça karşılaşılan ve ciddi sonuçlar doğurabilen olaylardır. Bu noktada şu soru önem kazanmaktadır: Bir iş kazası, işçinin iş akdini haklı nedenle feshetmesi için yeterli bir gerekçe oluşturur mu?
Yasal Çerçeve: 4857 Sayılı İş Kanunu ve Haklı Fesih
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi, işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenlemektedir. Bu maddeye göre işçi, belirli hallerin varlığı halinde bildirim süresini beklemeksizin ve kıdem tazminatı hakkını koruyarak iş sözleşmesini sona erdirebilir.
Kanunda düzenlenen haklı fesih halleri şu başlıklar altında toplanmaktadır:
Sağlık sebepleri (Madde 24/I-a):
İşin niteliğinden kaynaklanan bir nedenle işçinin sağlığı veya yaşamı için tehlike oluşturması.
Ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı haller (Madde 24/II):
İşverenin işçiyi yanıltması, ücret ödememesi veya çalışma koşullarını uygulamaması gibi durumlar.
Zorlayıcı sebepler (Madde 24/III):
İşyerinde bir haftadan fazla süreyle işin durmasını gerektiren zorlayıcı olaylar.
İş kazası, Kanun’da açıkça sayılan bir haklı fesih nedeni değildir. Ancak iş kazasının, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ihlal etmesi sonucu meydana gelmesi halinde, Madde 24/I-a kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.
Bu noktada 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu devreye girmektedir. Kanun, işverene risk değerlendirmesi yapma, gerekli tedbirleri alma ve çalışanların güvenliğini sağlama yükümlülüğü getirmektedir. Bu yükümlülüklerin ihlali, işçi açısından güven ilişkisinin zedelenmesine ve haklı fesih hakkının doğmasına yol açabilir.
İş Kazası Tanımı ve Bildirim Süreci
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesine göre iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından görevlendirildiği bir iş nedeniyle veya işveren tarafından sağlanan taşıtla işe gidiş geliş sırasında meydana gelen ve sigortalıyı bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır.
Bu tanımda, kazanın işverenin kusuruna dayanıp dayanmadığına bakılmaksızın geniş bir kapsam benimsenmiştir.
İş kazası meydana geldiğinde:
İşveren, kazayı derhal kolluk kuvvetlerine ve en geç üç iş günü içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür.
Bildirim yapılmazsa işçi, SGK’ya doğrudan başvurabilir veya iş kazası tespit davası açabilir.
İşverenin kusuru, haklı fesih değerlendirmesinde önemli bir delil teşkil eder.
Yargıtay, iş kazasının bildirilmemesinin işçinin haklarını ortadan kaldırmadığını, ancak işverenin yükümlülük ihlalini güçlendirdiğini kabul etmektedir.
İş Kazasının Haklı Fesih Nedeni Olarak Değerlendirilmesi
İş kazası, tek başına işçinin iş akdini haklı nedenle feshetmesi için yeterli değildir. Ancak kazanın, işverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almamasından kaynaklanması halinde haklı fesih gündeme gelebilir.
Bu değerlendirme somut olayın özelliklerine göre yapılır.
Haklı Fesih İçin Aranan Şartlar
İş kazasına dayalı haklı fesih için aşağıdaki şartların birlikte değerlendirilmesi gerekir:
Tehlikenin işin niteliğinden kaynaklanması
Kazanın, işin doğası gereği risk taşıması ve işverenin gerekli önlemleri almaması sonucu meydana gelmesi gerekir.Nedensellik bağının bulunması
Kaza ile işverenin kusuru arasında doğrudan bağlantı bulunmalıdır. Kişisel koruyucu donanım sağlanmaması buna örnek gösterilebilir.Devam eden veya yakın tehlike
Kazadan sonra çalışma koşullarının düzeltilmemesi ve işçinin yeniden tehlikeye maruz kalma ihtimali bulunmalıdır.İspat yükü
İşçi, fesih iradesini yazılı olarak bildirmeli ve iddialarını belgelemelidir. SGK kayıtları, sağlık raporları ve bilirkişi incelemeleri önem taşır.
İşveren, kazadan sonra gerekli tüm önlemleri almış ve güvenli çalışma ortamını sağlamışsa haklı fesih hakkı doğmayabilir.
Yargıtay İçtihatları
Yargıtay kararları, iş kazasının haklı fesih nedeni olup olmadığının somut olaylara göre değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2014 tarihli kararında, iş kazasına rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması halinde yapılan fesih haklı bulunmuştur.
Benzer şekilde, güvenli çalışma koşullarının sağlanmaması durumlarında işçinin fesih hakkı kabul edilmiştir.
Örneğin, makine güvenliği sağlanmadan çalıştırılan bir işçinin ciddi yaralanma yaşaması ve işverenin aynı koşulları sürdürmesi halinde haklı fesih mümkündür.
Karşı Görüşler ve Sınırlamalar
Kazanın tamamen işçinin kendi kusurundan kaynaklanması durumunda işveren sorumluluğu ortadan kalkabilir. Ayrıca uzun süreli hastalık veya rapor hali, tek başına işçiye haklı fesih hakkı tanımaz. Ancak kazaya bağlı kalıcı sağlık sorunları farklı bir değerlendirme gerektirir.
Haklı Feshin Sonuçları
Haklı nedenle fesih halinde işçi:
Kıdem tazminatına hak kazanır
Ödenmemiş ücret ve diğer işçilik alacaklarını talep edebilir
İhbar tazminatı alamaz
Feshin haksız bulunması halinde ise işçi, ihbar tazminatı ödemekle karşı karşıya kalabilir.
Sonuç
İş kazası, işçinin iş akdini haklı nedenle feshetmesi için doğrudan bir sebep değildir. Ancak işverenin kusuru ve iş sağlığı güvenliği yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında haklı fesih sebebi oluşturabilir. Bu yaklaşım, Yargıtay içtihatlarıyla da desteklenmektedir.
Stj. Av. Beyza Altın
İçindekiler