Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, eşlerin kendi iradeleriyle belirledikleri esaslara göre yapılır. Taraflar, evlilik boyunca edindikleri malları yasal kuralların aksine de bölüşebilir; önemli olan hâkimin bu düzenlemeyi hakkaniyete uygun bulmasıdır. Vaktiniz kısıtlıysa bilmeniz gerekenler:
- İki yol vardır: Ya mal paylaşımı boşanma protokolüne yazılır ya da protokol dışında bırakılıp sonradan ayrı dava açılır.
- Zorunlu değildir: Mal paylaşımı, boşanmanın fer’i (eki) sayılmadığından protokolde düzenlenmese bile boşanma gerçekleşir; ancak düzenlenmemesi ileride dava riski doğurur.
- Yasal rejim: 1 Ocak 2002 sonrası evliliklerde kural, edinilmiş mallara katılma rejimidir; evlilikte edinilen mallar kural olarak yarı yarıya paylaşılır.
- Kişisel mallar paylaşılmaz: Evlilik öncesi mallar, miras ve bağışlar paylaşım dışıdır.
- Feragat kalem kalem olmalı: “Tüm haklarımdan feragat ediyorum” geçersizdir; katılma alacağı, katkı payı ve değer artış payı tek tek yazılmalıdır.
- Zamanaşımı: Protokolde düzenlenmeyen paylaşım için, boşanma kesinleştikten sonra kural olarak 10 yıl içinde tasfiye davası açılabilir.
Bu rehber; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun mal rejimi hükümleri (m.218–241) ve Yargıtay’ın yerleşik içtihadı esas alınarak, Bursa’da aile hukuku davalarını yürüten Bursa boşanma avukatı ekibimizin uygulama deneyimiyle hazırlanmıştır.

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımının İki Yolu
Çoğu kaynak bu ayrımı atlar; oysa anlaşmalı boşanmada mal paylaşımının iki ayrı yolu vardır ve doğru yolu seçmek hak kaybını önler.
1. Protokolde düzenleme (önerilen yol). Taraflar, anlaşmalı boşanma protokolünde hangi malın kime kalacağını, kimin neyi devredeceğini ve karşılıklı feragatleri açıkça yazar. Hâkim bunu hakkaniyete uygun bulursa karara bağlar ve konu kapanır. Bu yol, ileride yıllarca sürecek tasfiye davalarını baştan önler.
2. Protokol dışında bırakma. Mal paylaşımı, TMK m.166/3 anlamında boşanmanın zorunlu unsuru (fer’isi) değildir. Bu nedenle protokolde hiç düzenlenmese de boşanma gerçekleşebilir. Ancak bu durumda mallar, boşanma kesinleştikten sonra mal rejiminin tasfiyesi davası ile yasal kurallara göre paylaşılır. Bu dava bilirkişi incelemesi nedeniyle çoğu zaman uzun ve maliyetli olur.
Pratik sonuç: Anlaşma sağlanabiliyorsa paylaşımı protokole yazmak neredeyse her zaman tarafların lehinedir. Mal rejimi tasfiyesinin ayrı bir dava olarak nasıl ilerlediğini mal paylaşımı davası nedir ve neden önemlidir yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Yasal Mal Rejimi: Edinilmiş Mallara Katılma
Eşler evlenirken veya evlilik sırasında ayrı bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışsa, 1 Ocak 2002’den sonraki evliliklerde edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK m.218 vd.). Anlaşmalı boşanmada taraflar protokolle farklı bir paylaşım kararlaştırabilir; kararlaştırmazlarsa bu yasal rejimin kuralları uygulanır.
Türk Medeni Kanunu dört mal rejimi tanır: edinilmiş mallara katılma (yasal rejim), mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı. Son üçü ancak noterde yapılacak bir mal rejimi sözleşmesiyle seçilebilir.
Rejimin temel mantığı şudur: Her eşin malları önce kişisel mallar ve edinilmiş mallar olarak ayrılır. Yalnızca edinilmiş mallar tasfiyeye (paylaşıma) girer; kişisel mallar adına kayıtlı eşte kalır.
Edinilmiş Mallar ve Kişisel Mallar Ayrımı
Hangi malın paylaşılacağı bu ayrıma bağlıdır.
| Edinilmiş Mallar (paylaşılır) | Kişisel Mallar (paylaşılmaz) |
|---|---|
| Çalışmanın karşılığı edinimler (maaş, ücret) | Evlilikten önce edinilen mallar |
| Ticari kazanç, kâr payı, faiz, kira geliri | Miras yoluyla edinilen mallar |
| SGK/sosyal yardım ödemeleri | Bağış yoluyla edinilen mallar |
| Çalışma gücü kaybı tazminatları | Manevi tazminat alacakları |
| Kişisel malların gelirleri | Kişisel eşyalar (giysi vb.) |
| Edinilmiş malların yerine geçen değerler | Kişisel malların yerine geçen değerler |
Önemli ince noktalar:
- Miras kalan malın geliri: Miras kalan ev kişisel maldır; ancak o evin kira geliri edinilmiş mal sayılabilir ve ispatı halinde tasfiyeye girer.
- Kişisel malın gelirinin akıbeti: Kira gelirinin paylaşıma girmesi için, mal rejiminin sona erdiği tarihte bu gelirin tüketilmeyip malvarlığında mevcut olduğunun ispatı gerekir (Yargıtay 8. HD, 2014/6404 E., 2015/10057 K. yönündeki uygulama).
- Mal rejimi ne zaman sona erer? TMK m.225/2 uyarınca boşanmada mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş sayılır. Yani paylaşım hesabı dava tarihindeki malvarlığına göre yapılır.
Edinilmiş ve kişisel mal ayrımının tüm ayrıntıları için edinilmiş mallara katılma rejiminde mal paylaşımı rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Tasfiye Nasıl Hesaplanır? (Katılma Alacağı)
Taraflar protokolle anlaşmazsa paylaşım, kanundaki adımlarla hesaplanır:
- Eklenecek değerler (TMK m.229): Eşin, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın yaptığı olağandışı karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak amacıyla yaptığı devirler, hesaben malvarlığına eklenir.
- Denkleştirme (TMK m.230): Bir eşin kişisel malıyla edinilmiş malı arasındaki karşılıklı katkılar dengelenir.
- Artık değer (TMK m.231): Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar düşülür. Kalan tutar artık değerdir.
- Katılma alacağı (TMK m.236): Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına sahiptir.
Somut örnek: Kocanın edinilmiş mallarının net (artık) değeri 2.000.000 TL, kadının 1.000.000 TL ise; koca, kadına aradaki farkın yarısı olan 500.000 TL katılma alacağı öder. Böylece her iki tarafın eline geçen değer 1.500.000 TL’de eşitlenmiş olur.
Kadın ev içinde çalışıp gelir elde etmemiş olsa dahi emeğiyle evliliğe katkı sağlamış sayılır; bu nedenle edinilmiş malların yarısı kural olarak onun da hakkıdır.
Sık Karıştırılan Üç Kavram: Katılma Alacağı, Katkı Payı, Değer Artış Payı
Bu üç kavram uygulamada en çok karıştırılan ve hak kaybına yol açan konudur.
| Kavram | Dayanak | Ne zaman gündeme gelir? | Nasıl hesaplanır? |
|---|---|---|---|
| Katılma alacağı | TMK m.236 | Edinilmiş mallara katılma rejiminde, artık değerin paylaşımı | Artık değerin yarısı |
| Değer artış payı | TMK m.227 | Bir eşin, diğerinin malına karşılıksız/eksik karşılıkla katkısı (2002 sonrası) | Maldaki değer artış oranına göre |
| Katkı payı | Yargıtay içtihadı | Genellikle 2002 öncesi mal ayrılığı dönemindeki katkılar | Katkı oranına göre, değer artışı dikkate alınmadan |
Özetle: katılma alacağı yasal rejimin temel mekanizmasıdır; değer artış payı ve katkı payı ise bir eşin diğerine sağladığı maddi katkının telafisidir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Mal Paylaşımı Maddeleri
Protokolde mal paylaşımının net, kalem kalem ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılması şarttır. Örnek madde kurguları:
- Taşınmaz: “…… ada/parsel, …… adresindeki taşınmazın …… adına tek başına kalmasına / ……’ya devredilmesine taraflar anlaşmıştır.”
- Araç: “…… plakalı aracın ……’ya ait olmasına, devir masraflarının …… tarafından karşılanmasına anlaşılmıştır.”
- Banka/yatırım: “…… bankasındaki hesap ve birikimlerin hesap sahibinde kalmasına, taraflar karşılıklı talepte bulunmamaktadır.”
- Karşılıklı feragat: “Taraflar; evlilik süresince edindikleri mallara ilişkin katılma alacağı, katkı payı alacağı ve değer artış payı alacağı haklarından karşılıklı ve ayrı ayrı feragat etmiştir.”
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre genel feragat ifadesi geçersizdir. “Mal varlığının tamamından feragat ediyorum” demek yeterli değildir; her alacak kalemi adıyla sayılmalıdır.
Borçların ve Kredilerin Paylaşımı
Evlilik süresince çekilen konut kredisi, taşıt kredisi ve diğer borçlar protokolde mutlaka yer almalı ve kimin ödeyeceği açıkça yazılmalıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, edinilmiş mala ilişkin borçlar artık değer hesabında o malın değerinden düşülür. Borçların protokolde düzenlenmemesi, ödemeyi yapan eşin sonradan diğer eşe rücu (geri isteme) talebiyle yeni bir uyuşmazlık doğmasına yol açabilir.
Ziynet Eşyaları (Düğün Takıları)
Ziynet eşyaları uygulamada ayrı bir başlıktır. Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre düğünde takılan altın, bilezik ve benzeri takılar kural olarak kadına ait kişisel mal sayılır ve mal rejimi tasfiyesine konu edilmez; iadesi gerektiğinde ayrı bir alacak (ziynet) davasına konu olur. Bu nedenle protokolde ziynet eşyalarının kimde kalacağı ayrıca ve açıkça düzenlenmelidir; aksi halde sonradan ziynet alacağı davası gündeme gelebilir.
Aile Konutu
Aile konutu, eşlerin birlikte yaşadığı asıl konuttur ve özel koruma altındadır. Anlaşmalı boşanmada taraflar, aile konutunun kime bırakılacağını, kira ya da mülkiyet durumunu protokolde düzenleyebilir. Konut bir eşin kişisel malı olsa bile, diğer eşin katkısı varsa değer artış payı gündeme gelebilir; bu nedenle aile konutuna ilişkin tüm taleplerin protokolde netleştirilmesi önemlidir.
2002 Öncesi Evlilikler: Mal Ayrılığı Dönemi
1 Ocak 2002’den önce yapılan evliliklerde, o tarihe kadar mal ayrılığı rejimi geçerliydi. Bu dönemde edinilen mallar kimin adına kayıtlıysa ona aittir ve kural olarak paylaşıma girmez. Ancak diğer eşin bu malların edinilmesine maddi katkısı varsa katkı payı alacağı talep edebilir. 2002 öncesi evlilikler bakımından tasfiye iki döneme ayrılır: 2002 öncesi (mal ayrılığı, katkı payı) ve 2002 sonrası (edinilmiş mallara katılma). Bu nedenle uzun evliliklerde hesap teknik bilgi gerektirir.
Kusurun Etkisi: Zina veya Hayata Kast
Kural olarak boşanmadaki kusur, mal paylaşımını etkilemez; katılma alacağı kusura bakılmaksızın hesaplanır. İstisna, TMK m.236/3’tür: Boşanma zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmişse, hâkim kusurlu eşin katılma alacağını hakkaniyete göre azaltabilir veya tamamen kaldırabilir. Anlaşmalı boşanmada taraflar zaten anlaştığından bu istisna çoğunlukla gündeme gelmez; ancak paylaşımın arka planını anlamak açısından önemlidir.
Protokolde Paylaşım Yapılmazsa: Tasfiye Davası ve Zamanaşımı
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı düzenlenmezse, boşanma kararı yine de verilir. Ancak taraflardan biri, boşanma kesinleştikten sonra mal rejiminin tasfiyesi davası açarak katılma alacağı, katkı payı veya değer artış payı talep edebilir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre katılma alacağı ve değer artış payı talepleri, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren kural olarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre kaçırılırsa hak düşer. Mal rejimi tasfiyesi davaları, bilirkişi incelemesi ve değer tespiti nedeniyle ortalama 1–3 yıl sürebilir. Bu da paylaşımı protokole yazmanın neden bu kadar değerli olduğunu gösterir.

Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı Farkı
| Konu | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Paylaşımın kaynağı | Tarafların protokoldeki iradesi | Kanun ve mahkeme kararı |
| Hesap yöntemi | Taraflar serbestçe belirler | Edinilmiş mallara katılma kuralları |
| Süre | Genellikle tek celse | Tasfiye davası ayrıca yıllarca sürebilir |
| Bilirkişi | Genellikle gerekmez | Çoğu zaman zorunlu |
| Risk | Eksik/muğlak protokol | Uzun yargılama ve yüksek maliyet |
Çekişmeli boşanmada mal paylaşımı, boşanma davasının konusu değildir; boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir tasfiye davası açılması gerekir.
En Sık Yapılan 6 Hata
- Genel feragat ifadesi kullanmak. “Tüm haklarımdan feragat ediyorum” geçersizdir; her kalem tek tek yazılmalıdır.
- Mal paylaşımını protokol dışında bırakmak. Sonradan yıllarca sürecek tasfiye davası riski doğar.
- Ziynet eşyalarını unutmak. Düğün takıları ayrı bir dava konusu olabilir; protokolde mutlaka düzenlenmelidir.
- Borç ve kredileri yazmamak. Kimin ödeyeceği belirtilmezse rücu uyuşmazlıkları çıkar.
- Kişisel mal–edinilmiş mal ayrımını yanlış yapmak. Miras/bağış malları paylaşıma sokmak ya da gelirleri atlamak hak kaybı doğurur.
- Hazır şablonu olduğu gibi kullanmak. Her dosyanın malvarlığı yapısı farklıdır; uyarlanmayan protokol reddedilebilir veya hak kaybına yol açar.
Bursa’da Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı
Bursa Aile Mahkemeleri, protokoldeki mal paylaşımı düzenlemelerini hakkaniyet ve tarafların serbest iradesi açısından inceler. Özellikle taşınmaz devirleri, banka birikimleri ve ziynet eşyalarına ilişkin maddelerde belirsizlik tespit edildiğinde düzeltme talebi yöneltilebilmektedir. Doğru hazırlanmış bir protokol; tek duruşmada karar alınmasını, hak kaybının önlenmesini ve kesinleşme sonrasında yeni davaların önüne geçilmesini sağlar.
Özkök Hukuk olarak Bursa’da anlaşmalı boşanma sürecinin her aşamasında —malvarlığının tespitinden protokolün kaleme alınmasına, duruşmadan kararın kesinleşmesine kadar— müvekkillerimize destek veriyoruz. Sürecin tarafınıza özel yönetimi için Bursa boşanma avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı protokolde olmak zorunda mı? Hayır. Mal paylaşımı, boşanmanın fer’i (eki) sayılmadığından protokolde düzenlenmese de boşanma gerçekleşir. Ancak düzenlenmemesi halinde mallar, boşanma sonrası açılacak tasfiye davasıyla yasal kurallara göre paylaşılır. Bu nedenle protokole yazılması kuvvetle önerilir.
Hangi mallar paylaşılır, hangileri paylaşılmaz? Evlilik süresince çalışma ve gelirle edinilen edinilmiş mallar paylaşılır. Evlilik öncesi mallar, miras, bağış ve manevi tazminatlar kişisel mal sayılır ve paylaşılmaz.
Eşimin maaşıyla aldığı ev üzerine kayıtlı değil; hak iddia edebilir miyim? Edinilmiş mallara katılma rejiminde, malın kimin adına kayıtlı olduğundan bağımsız olarak diğer eş artık değerin yarısı kadar katılma alacağı talep edebilir. Tapu kaydı tek başına belirleyici değildir.
Miras kalan mal paylaşılır mı? Hayır, miras yoluyla edinilen mal kişisel maldır ve paylaşılmaz. Ancak o maldan elde edilen gelir (örneğin kira) edinilmiş mal sayılabilir ve ispatı halinde tasfiyeye dahil edilir.
Düğünde takılan altınlar kime aittir? Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre ziynet eşyaları kural olarak kadına aittir ve mal rejimi tasfiyesine konu edilmez; gerekirse ayrı bir ziynet alacağı davasına konu olur. Protokolde ayrıca düzenlenmesi önerilir.
Mal paylaşımı için ayrı dava açmam gerekir mi? Protokolde paylaşımı düzenlerseniz ayrı dava gerekmez. Düzenlemezseniz, boşanma kesinleştikten sonra mal rejiminin tasfiyesi davası açmanız gerekir.
Mal paylaşımı davasında zamanaşımı kaç yıldır? Katılma alacağı ve değer artış payı talepleri, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren kural olarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
Borçlar nasıl paylaşılır? Evlilik içinde doğan borçlar protokolde kimin ödeyeceği belirtilerek düzenlenmelidir. Edinilmiş mala ilişkin borçlar, artık değer hesabında o malın değerinden düşülür.
Yazar ve Güncellik Notu
Bu rehber; 4721 sayılı TMK m.218–241, m.166/3 ve m.225/2 ile Yargıtay 8. ve 2. Hukuk Dairelerinin yerleşik içtihadı esas alınarak Bursa Özkök Hukuk tarafından hazırlanmıştır. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosya için hukuki danışmanlık yerine geçmez. Son güncelleme: 2026.
İçindekiler
- 1 Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımının İki Yolu
- 2 Yasal Mal Rejimi: Edinilmiş Mallara Katılma
- 3 Edinilmiş Mallar ve Kişisel Mallar Ayrımı
- 4 Tasfiye Nasıl Hesaplanır? (Katılma Alacağı)
- 5 Sık Karıştırılan Üç Kavram: Katılma Alacağı, Katkı Payı, Değer Artış Payı
- 6 Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Mal Paylaşımı Maddeleri
- 7 Borçların ve Kredilerin Paylaşımı
- 8 Ziynet Eşyaları (Düğün Takıları)
- 9 Aile Konutu
- 10 2002 Öncesi Evlilikler: Mal Ayrılığı Dönemi
- 11 Kusurun Etkisi: Zina veya Hayata Kast
- 12 Protokolde Paylaşım Yapılmazsa: Tasfiye Davası ve Zamanaşımı
- 13 Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı Farkı
- 14 En Sık Yapılan 6 Hata
- 15 Bursa’da Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı
- 16 Sıkça Sorulan Sorular
- 17 Yazar ve Güncellik Notu